Bunca sevgi varken

Şairin de dediği gibi bunca yoksulluk varken...
fakat umarım deli bir sevda düşer yüreğine
Yüreğin yalnızlığın hapsinden kurtulur
Kuş olur uçar yada ağaç olur kök salar ne fark eder
İnsan sevdiğini bulduktan sonra bunca yoksulluk ne fark eder!
Bir ölüm fark eder. Saklan
Yanlış anlama beni. Umarsız değilim
Belki diyorum birlikte temizleriz dünyanın pisliğini
İçimizde bunca sevgi varken...

Kabul et

Neden hep daha uzağa gitmek isteriz?

Bir nedeni yoksa bile yaşamın bir nedeni olmalıydı insanın
çünkü zalim olan bizdik aslında
nedenlere sığınmadan

Neden böylesin? diye soranlara cevap vermeye üşenmekten kendimize zalim olduk
sustuk
hep bir yerlere sığındık
sığmaya çalıştık küçük kalplere

Yerimiz yok
bu yüzden hep uzaklara gideceğiz
hayallerimiz hep yarım kalacak
gerçekleşmesine ramak kalmışken

Kendimizle barışmak için büyümek yetmeyecek
hep çocuk kalacak dertlerimiz
yeter artık büyü diyenler
kaç yaşındasın utan diyenler olacak

Zaman tüm ağırlığıyla ezecek seni
üstünden bir dünya geçecek
doğal afetleri dahil
kabulleneceksin

Olmayacak

Ben sizler gibi olamam
Aranızda barınamam
Boğulurum
Biliyorum yine çekip gitmek isteyecek canım
Gözlerimi kör edecek dizginleyemediğim heveslerim
Belki bir gün hata yapmaktan vazgeçerim diyeceğim yine
Belki bir gün gerçekten mutlu olmak için giderim
Olmayacak
Oturduğum yerden kalkamayacağım
Mutsuzluktan boğulacağım
Yeniden aranızda olmak isteyeceğim
Sesinize hasret fakat yüzünüzden tiksinerek isteyeceğim sizi
Beni görmezden gelmek elinizde
Çocuk hayallerim hala benimle

Haksızlık

Aşık olacağımız adamlar öldü
Geride kalanlara haksızlık değil bu
Biri geldi seni seveceğini söyledi
O dakika vurdular onu
Zannediyor musun bir sana haksızlık ettiler
Bir düşünsene, ben hem öldüm hem öldürdüm

Akşam

Sen yenildiğinde de akşam olur
Savaş devam ederken
Öldüğünde yada
Akşam gene olur

Bilmem neden

Neden geceleri tüm duyguların çıplak kaldığını bilen var mı?

Neden böylesin?

Hala gri akşamüstleri var
Gözlerimdeki hüznü silemezsin

Yok gibi

Gördüğün gibiyim
Bıraktığın gibi
Anlatamadığım gibi
Hiç olamayacağım gibi
Her şeyi olduğum gibi
Bir maceraya atıldığım gibi
Anılarımdan korktuğum gibi
Görmezden geldiğin gibi
İçimi gördüğüm gibi

Bir bağlayıp bir çözdüğüm
gibi

Şimdi olduğu gibi
Bir daha olmayacağı gibi
Laf olsun diye değil
Lafım olsun diye
Ben gibi değil
Sen gibi

Ziyan

Bir pencereden atıyorum kendimi
Salık vermişler kıyın bütün aşklara
Ziyan olan sana kavuşamadan geçen zaman
Önemi yok iki dudak arasından çıkmış ölüm

Gideceksen durmam

Bilmezsin insanın yalnızlığı uyandığında daha zordur
Çünkü gece uyutur, gece kandırmaların bir yolunu bulur
İnsanlar ne kadar mutlu, ne kadar paramparça
Bense uyurken yalnızım, yürürken yalnızım, konuşurken yalnızım, yaşarken yalnızım

Dolanıklık

Işığı kapattım
Son yudumu içtim
Sensiz her şey bitiyor

Biri vardır sadece
İnsan olmasını ister
Geceleri
Her şey biterken

Seni seviyorum

Bir gün yeniden ve inatla hala sana seni sevdiğimi söyleyeceğim
Mutlulukla değil, özlemle değil, çok geç kalmışlıkla değil
Sadece olması gerektiği gibi, dünyanın yine zalim olduğu fakat şeytan kanatlarını kopardığı bir anda
Öylece ve olması gerektiği için
Ağaçların kök salması gibi toprağa
Derin ve tanıdık
Sana seni sevdiğimi söyleyeceğim

Akşamüstü yalnızsan

Peki ya vedalaşamadıklarımız? Şu son sözü söyleyemediklerimiz? Sokağın birinde sonra görüşürüz diye ayrıldığımız insanlar? Pişmanlıklarımızla çekip gittiler. Şimdi neredeler?

Bu kadar

Sana yazdıklarım bununla sınırlı kalmayacak
biliyorum endişelisin
haklısın seni rahatlatamam
aklımdan geçenleri bilmenin bir yolu yok
bunları sana yazamam
anlaşamayacağımız hayatlarımız var
birbirine değmeyen, içinden geçmeyen hayatlar
bu yüzden seni var olduğumuza ikna edemem

Yalnız olan var mı?

Nasıl üzüldüğümü anlatamam
Hep en kötüsünü düşünüp iyi halime sevinmekten yoruldum
Duygular sarsıcı ve sıradan değil onlar
Biliyorum yine sis çökecek sokaklara
Sis pencerelerime cüretlenecek
Kimse arayıp sormayacak beni
Kimsesiz öleceğim

Nazan Öncel - Ay

Yokluk

Bir nedeni yok
yine akşam oldu işte
yine sabah olacak falan
nasıl oluyor acıkıyorum
çay çekiyor canım

Şimdi sen burada olsaydın 
çay olsaydı
sabah olsaydı
akşam olsaydı
ben acıksaydım

ya da

bu dediklerim olmasaydı
sen burada olsaydın şimdi
aşk olsaydı


Bu da olsun

Uyumuyorum artık. Sabaha kadar yanan ışıklardan biri de benim. Uyusam bile tatminsiz. Yorgun uyanıyorum sabahları. Zamanı boşa harcamaktan, bunu düzeltmek için en ufak bir çaba harcamamaktan yorgunum. Kendimden, değer verdiklerimden ve en çok da senden uzağım. Beni düştüğüm yerden kaldırmanı beklemek bencillikmiş gibi geliyor. Senin bir elini destek bilmek beni zannettiğinden daha fazla mutsuz ediyor. Senin varlığın ve yokluğun raylarda uzayıp gidiyor.

Behzat Ç. - Behzat Bahar Ayrılık

Kötü düşünme / - ben de seni

Seni bırakabilirdim
sigara beni
Bırakılabilirdi kötü alışkanlıklar
düşüncem beni

Sana gelen yollar uzayabilirdi
kısalabilirdi ömrüm

Kuşları vurabilirdim
ölüm beni

Acıyı sevmek olur mu?

Birhan Keskin:

bilirdim, biliyordum, biliyorum
bittiğinde, geçtiğinde
azaldığında sızı, iyileştiğimde
o saman tadıyla karıştığında
her şey daha acı olacak

Mehmet Erdem - Acıyı sevmek olur mu

Isabelle

The Dreamers, 2003
Yön. Bernardo Bertolucci
Isabelle et Matthew


Grażyna Chrostowska, Ravensbrück

The suffering touched me too early
I have burned myself out
I am the bright ash without desire
Now, only the silence endures dearly
When I am still standing in the fire

Ucuz roman

Pulp Fiction, 1994
Yön. Quentin Tarantino
Mia
Antonio Porchia, Voices

Nothing is not only nothing
it is also our prison

Tanrı ve lal

Mesela Tanrı'nın bağışlayıcı olduğu söylenir. Seninle birlikte olamayışımız Tanrı'ya karşı hiddetlenmeme neden oluyor. Kısa süren korkumun ardından o bağışlayıcı tavrı aklıma geliyor ve olay tam bir kaosa dönüşüyor. Düşündüğüm her şey gerçek olacak diye bir şey yok. Okuduğum, bildiğim her şey bir yalan olabilir. Kendi varlığımdan bile şüphe duyuyorum kimi zaman.

Çok konuşuyorum. Asıl konuya gelinceye kadar saçma sapan şeylerden bahsediyorum. Kaldı ki bazen ne diyeceğimi bile bu yüzden unutuyorum. Neyse, buradan nereye geleceğim, hiçbir şeyi laf olsun diye söylediğim yok; fakat arada sussam iyi olur.

August Rush, 2007
Yön. Kirsten Sheridan
Lyla et Louis


August Rush - Something inside

Zaman Valsi

Çekip gitmek istediklerim var
Dönüp bulmaktan korktuklarım var

Benim zamanımda kaç kayıp ruh kendini bulmuştur bir diğerinde,
zaman kimler için yüz yıl geçmiştir ve hiçbir şey değişmemiştir?

Doğru zamanda, doğru yerde, kimleyim,
geçmişte ve gelecekte yüz yıl daha bekler miyim?

Dracula - Grayson&Mina Waltz

Kahve ve Sigara

Blue in the Face
Yön. Paul Auster, Wayne Wang, Harvey Wang
1995
Bob:

Kahve ve sigara. İşte şampiyonların kahvaltısı budur!

Beni ne kadar seviyorsun?

Sonrasını düşünmek gibi planlı bir ölüm daha yok
Geldik gidiyoruz ama
bu çektiklerimiz de bize

Combien tu m'aimes?
Daniela et François

Beni olduğum gibi seven bir adama nasıl aşık olabilirim,
ben değişebilir miyim?

Bir yer varsa sana benzeyen her şey güzeldir orada

Dracula, 2013

Paris Sıkıntısı ( Le spleen de Paris ), Yolculuğa Çağrı 

Soğuk yoksulluklarımızda bizi saran o ateşli sayrılığı bilir misin, görmediğimiz ülkeye karşı duyduğumuz o özlemi, merakın yarattığı o iç sıkıntısını?
Bir yer varsa sana benzeyen, her şey güzeldir orada, zengindir, sakindir ve dürüsttür.

Bilir

Hakikat çıkmazı şu kahpe dünya
Bu çok kısa yoldan dönenler bilir
Bu yolun sırrıdır fırsatlar, sevda
Tutuşup parlayıp sönenler bilir

Aldana aldana gevredi dinim
Kalmadı düşmana, feleğe kinim
Doğruyu söylersem çarpar yeminim
Bu cengi, pusuya sinenler bilir

Durma sor halini hastanın, sağın
Tabii solacak gülleri bağın
Hayatın içini, kara toprağın
Üstünden altına inenler bilir

Geniştir, ölçülemez hayalin çölü
Karşımda her diri söylenen ölü
Çok güçtür geçmesi bu sakar gölü
Dümensiz gemiye binenler bilir


Neyzen Tevfik

Rehber - Bilir